Bu Yiyecekler Yaşlanmayı Hızlandırıyor

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 21:43

Yaşlanmayı hızlandıran besinler neler var neler çok şaşıracaksınız.

FAYDALI SANDIĞINIZ GIDALAR BELKİ DE SİZİN YAŞLANMANIZDA ÖNEMLİ BİR PAY SAHİBİ OLABİLİR. HER GIDADAN YETERİNCE TÜKETİN AMA BAZILARINI ASLA!

İşlenmiş buğday, şeker, tuz tüketmek yerine bu tatları meyve ve sebzelerden edinin. Çünkü zaten içinde bulunuyor.

ŞEKER
– Her türü bedende aside neden olur.
– Rafine şeker boş kaloridir.
– Şeker ketçap, kahvaltılık gevrekler ve hazır çorbalarda da bulunur.
– Şekere düşkünlük bedendeki ve beyin kimyasındaki dengesizlikten kaynaklanır.
– Alkol kadar sarhoş edicidir. Enerjiyi azaltır, bitkinliğe, hatta halüsinasyona bile neden olabilir.
– Ne kadar çok şeker yerseniz, o kadar daha istersiniz.
– Şeker bedende bir yiyecekten çok bir ilaç gibi etki gösterir. Kan şekeri düzeyini hızla artırır ve aynı hızda da düşmesine neden olur. Bunun sonucu da yorgunluk, hassasiyet ve depresyondur.
– Şeker, stresi azaltan etkileri olan endorfin salgısını arttırıyor. Dolayısıyla kilo ve yeme problemleri endorfin dengesizliğinden de kaynaklanabilir.
– Şeker bedenin B kompleks vitaminleri ve minerallerden yoksun bırakarak tansiyonu, gerginliği, negatif modu, aşermeleri ve kadınlarda adet öncesi sendromunu artırır.
– Fazla şeker yorgunluğa ve damarların daralmasına sebep olur.
– Hastalık ve erken ölüme neden olur.
– Şeker tüketimi 1700’lü yıllarda kişi başına yıllık ortalama 3,5 kiloyken bugün 75 kilodur.
– Şeker sadece bildiğimiz rafine şeker değildir. Yediğimizde hızlı bir şekilde glikoza dönüşen tüm rafine karbonhidratlar da (unlu ve nişastalı yiyecekler) şekerdir.
– Kandaki insülin seviyesi yükseldiğinde, bedende depolanan yağ miktarı da artar. Artan yağ da yerleşmiş yağların yakılmasını zorlaştırır.
– Diyabetin en büyük nedeni rafine şekerdir. Diyabet de, gözlerinizi veya organlarınızı kaybetmek olabilir.
– Şeker tüketimi protein ve mineral yoksunluğuna neden olur.
– Mantar oluşumuna zemin hazırlar.
– Hiperaktiviteye ve konsantrasyon sorunlarına yol açar.
– Duygusal iniş-çıkışlara, gerginliğe ve depresyona neden olur.

YAPAY TATLANDIRICILAR!
Suni tatlandırıcıların şekerden daha az zararlı olduğu yanlış! Etiketlerde aşağıdaki tatlandırıcılara rastlarsanız, bunlardan uzak durun:
– Aspartam
– Sorbitol
– Sukraloz
– Mısır şurubu
– Sakaroz
– Dextrin
– Dextroze
– Früktoz
– Früktoz şurubu
– Invert şurubu
– Maltoz
– Şeker posası
– Melas
– Akçaağaç şurubu

ALKOL
– Kan basıncını yükseltir.
– Depresan etkisi yaratır.
– Beyin hücrelerini yok eder ve beyni küçültür.
– Bedeninizin su kaybetmesine neden olur.
– Alkol bedende yağa dönüştüğünden, KİLO yapar. Üstelik en tehlikeli kilo şekli olan karın bölgesi yağlanmasına neden olur.
– Karaciğer yağlanmasına ve karaciğer fonksiyon bozukluklarına neden olur.
– Gastrit, ülser, karın ağrısı, yeme bozuklukları, sindirim enzimi yoksunluğu, pankreatit, varis, özofajit, safra kesesi taşı ve safra kesesi hastalıklarına neden olur.
– Sinir sistemi rahatsızlıklarına ve kalpdamar hastalıklarına neden olur.
– Alkol basit şekerdir ve hipoglisemi ve diyabete neden olur.
– Vitamin ve minerallerin emilimini engeller.
– Alkolün depresan etkisi cinsel performansı azaltır.
– Alkol doyma duyusunu
ve leptini engellediği için kilo aldırır. – Horlamayı artırır.

Şeker boş kaloriden başka bir şey değil. Bağımlılık yapıyor, hastalığa hazırlıyor, hatta ölüme kadar götürüyor. Alışınca yoksunluğ u madde bağımlılığı gibi gerginlik yaratıyor.

Günümüzde şeker ve unlu gıdaların fazlalaşması obeziteyi de artırıyor.

RAFİNE YAĞLAR!
Sıvı yağ olarak soğuk pres sızma zeytinyağı kullanın. Hindistancevizi yağı da yemeklerde güvenle kullanabileceğiniz bir yağdır. Rafinerizasyon, yani saflaştırma işleminden geçen mısırözü, ayçiçeği, riviera zeytinyağı ve aynı işlemden geçen diğer yağlardan uzak durunuz. Çünkü bu yağlar sıcak pres işlemiyle ve kimyasal yöntemlerle elde edilir. Yüksek ısıya, basınca ve başka kimyasal işlemlere maruz kalan yağların kimyasal yapısı bozulur. İşlenme esnasında antioksidanlar ölür, serbest radikaller açığa çıkar. Bu da pek çok kronik hastalığa davetiye çıkarır.

MARGARİN!
Bitkisel hidrojenize yağ olarak da adlandırılan margarinler, sıvı bitkisel yağların hidrojen bağlarına müdahale edilerek katılaştırılmasıyla elde edilen suni yağlardır. Doğada bulunmadıkları için vücut bu yağları tanımıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu yağların diyetten çıkarılması yönünde uyarılar yapmıştır.

ASPARTAM!
– Sinirleri zehirleyen bir suni tatlandırıcıdır. Aspartam dünya genelinde diyet kola ve diğer diyet (light) içecekler, meyve suları, şekersiz sakızlar, bonbonlarda tatlandırıcı olarak kullanılır.
– Aspartam kullanımı canınızın daha fazla karbonhidrat istemesine neden olur ve kilo aldırır.
– Baş ağrısına, unutkanlığa, görme ve işitme duyularında zayıflamaya, depresyona, panik atağa, kalp ritim bozukluklarına, davranış bozukluklarına, felç ve beyin tümörlerine, kulak çınlamasına, solunum güçlüğüne, Parkinson, MS, kansere neden olabilir.

PİRİNÇ!
Pirincin kabuğu alınmamış, yani orijinal haline en yakın olanını tercih edin.
EN İYİ KARBONHİDRAT KAYNAKLARI
– Tüm sebzeler
– Tüm meyveler
– Sebze suları
– Kabuklu pirinç
– Tam buğday
– Kabuklu çiğ kuruyemişler

İyi uyumak istiyorsanız, kafein içeren içecekleri yatağa gitmeden en az 6-8 saat önce için. Kafein, arınma konseptinde uzak durmanız gereken bir maddedir. Olumsuz yönü çoktur.

EN İYİ YAĞ KAYNAKLARI
Yağ tüketmeye ihtiyacımız var, çünkü:
– Konsantre enerji kaynağıdır.
– Yağda çözünen A, D, E ve K vitaminlerinin emilim ve naklini sağlar
– İştahı düzenlemeye ve organları korumaya yardım eder.
– Merkezi sinir sistemi, üreme organları, kalp ve damarlar , bağışıklık sistemini kontrol eden steroid hormonlarının temelini oluşturur.
– Yağlar, hücre zarlarının önemli bir yapıcı maddesi olarak vücuttaki her bir siniri kaplamaya ve iyi bir şekilde izole etmeye yardımcı olur. Esansiyel yağ asitleri vücutta üretilmedikleri için beslenmeyle alınmaları gerekir. Esansiyel yağ asitlerinin en iyi kaynakları:
– Zeytin, kenevir, keten tohumu yağı (soğuk pres), Taze zeytin , kuruyemişler (tuzlanmamış ve kavrulmamış!), balık, çekirdekler, taze yoğurt, beyaz peynir.

KAFEİN!
– Güçlü bir idrar söktürücüdür, vücudunuzu susuz bırakır. Beyninizin ve vücudunuzun suyunu çalar.
– Kahve günde birkaç defa içildiğinde böbreküstü bezlerini uyarır kan basıncını yükseltir. Kahvenin düzenli uzun süre içilmesi adrenal sistemi yorar.
– Huzursuz bacak sendromuna neden olur, aşırı sinirlilik, uykusuzluk yapar
– Baş dönmesi ve yorgunluk yapar.
– Panik atağa neden olabilir.
– Mide ekşimesine neden olabilir.
– Bağımlılık yapar, baş ağrısı ve kemik erimesine neden olur.
– Hipertansiyona ve fibrokistik göğüs hastalığına neden olabilir.
– Doğum defektlerine ve düşüklere neden olabilir.
– Böbrek taşı yapar.
– Mesane kanseri (özellikle sigarayla birlikte kullanımında), yumurtalık kanseri ve pankreas kanserine ortam hazırlar.
– Prostat büyümesine neden olabilir.
– Kafeinin vücuttan atılması 48-72 saat arası sürer.

RAFİNE TUZ!
Rafine tuz vücuda girdiğinde, böbreklerin onu atması için çok çalışmaları gerekir. Bu da çok daha fazla kanın böbreklere pompalanmasına ve sonuçta hipertansiyona ve ödeme yol açar. Doğal tuz ve sofra tuzu arasında büyük fark vardır. Bedenimizde yavaşça emilen, sebze ve meyvelerdeki organik sodyumdan farklı olarak sofra tuzu bedende hızla emilir ve bu tuz kana karıştığında, böbrekler bu tuzu filtre edebilecek duruma gelinceye kadar, beden tuzu hücrelerarası bağdokusuna depolar.
GİZLİ DÜŞMAN TUZ
Uzun vadede hücrelerin sıvı dengesi bozulur, kaslara ve tüm kalp-damar sistemine zarar verir ve bu durum kalp yetmezliğine kadar varabilir. İşlenmemiş doğal kaya tuzu ve deniz tuzu ise başta magnezyum, potasyum, kalsiyum ve demir olmak üzere doğadaki 84 minerali de içerir. Bu nedenle tuz ihtiyacının bu tuzlarla karşılanması önerilir.

 

Kaynak:Seninle

0
pixel Bu Yiyecekler Yaşlanmayı Hızlandırıyor0
  
Etiketler:, , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Connect with:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir