Arı ürünlerinin bir ya da birden fazla hastalığın önlenmesi yada iyileÅŸtirilmesi amacıyla kullanılması anlamına gelen “apiterapi” pek çok ülkede tedavi merkezlerinde kullanılıyor.
Saç dökülmesi ve bazı cilt sorunlarında çok etkili olduğu belirtilen arısütü, aynı zamanda sindirim ve bağışıklık sistemleri ile karaciğeri güçlendirmede de etkili.
Arı ürünleri son yıllarda tüm dünyada daha çok kullanılmaya başladı. Yapılan araştırmalar sonucu sürekli yeni bir yararı keşfedilen arı ürünlerinden arısütü saç dökülmesine karşı da olumlu etki gösteriyor.
Türkiye”de arı araÅŸtırmalarıyla ilgili birkaç isimden biri olan Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Uygulamalı Biyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadriye Sorkun, arının salgıladığı ürünlerin insan saÄŸlığına çok yararlı olduÄŸunu belirtiyor.
Sorkun, arısütü nün saç ve cilde olumlu etkisi konusunda da “Arısütü bulunduÄŸu yüzeyi nemli tutarak kurumasını önler. Bu nedenle saça ve cilde fayda saÄŸlıyor olabilir. Arısütünün saÄŸlığa etkisi konusunda tüm dünyada araÅŸtırmalar devam ediyor. Çünkü gün geçtikçe baÅŸka bir yararı ortaya çıkıyor” diyor.
Arının iki çeşit ürünü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kadriye Sorkun, bu ürünleri şöyle anlatıyor:
“Arının 2 çeÅŸit ürünü var. Bir tanesi doÄŸadan topladıkları diÄŸeri ise arının bedeninden salgıladıkları ürünler. DoÄŸadan topladıklarıyla bal, polen ve propolis üretirken bedeninden de arısütü, mum ve arı zehiri üretiyor. DoÄŸadan geldiÄŸi için bal ve polen iklimlere göre deÄŸiÅŸiklik gösterir ama arının salgıladığı ürünler tüm dünyada aynıdır ve çok yararlıdır.
Arı sütü çok deÄŸerli bir ürün. Çok çeÅŸitli alanlarda kıllanılıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde arısütünden üretilmiÅŸ malzemeler satılıyor, tedavide kullanılıyor. En çok Çin”de kullanılan arısütü ile ilgili Amerika ve Kanada”da da apiterapi merkezleri var.”
Arı sütü hakkında…
- Arı sütünün doku ve cildi yenileyici, deriyi gerdirici, derinin yağ sekrasyonunu düzenleyici etkisi bulunduğu için saç derisini güçlendiriyor.
- Arısütünün içeriÄŸindeki mineral ve vitaminlerin yanı sıra, bulunabilecek en zengin ve doÄŸal aminoasit kaynağı olduÄŸu belirtiliyor. Hücrelerin yenilenmesini hızlandırması özelliÄŸi ile kansızlıktan bağışıklık güçlendirmeye kadar birçok rahatsızlığa iyi geldiÄŸi vurgulanarak bazı ülkelerde “gençlik iksiri” deniyor.
- Japonya, Doğu Asya ülkeleri, Amerika, Kanada gibi ülkelerde apiterapi merkezleri hizmet veriyor.
- Çeşitli literatürlerde ortak olarak, arısütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda, nefes darlığında, karaciğer yağlanmasında, eklem hastalıklarında, zayıflık ve halsizlikte, sinirsel ve fiziksel yorgunluk hallerinde, mide bağırsak hastalıklarında, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde, sinirsel ve ruhsal bozukluklarda, yaşlılık durumunda, üreme ve cinsel problemlerin giderilmesinde başarıyla kullanıldığı belirtiliyor.
- Japonya”da 54 farklı hastalık üzerinde yapılan uygulamalarda ortalama % 80 dolayında iyileÅŸme belirleyen araÅŸtırıcılar bu hastalıkların bazılarının iÅŸtahsızlık, kronik hastalıklar nedeniyle vücut savunma sistemi yetersizliÄŸi, metabolizma ve beslenme bozuklukları, adet bozukluÄŸu, sindirim sistemi rahatsızlıkları, astım, bronÅŸit, kronik kabızlık, asabilik uykusuzluk ve karaciÄŸer rahatsızlıkları olarak bildirmektedirler. Aynı araÅŸtırıcılar kanserde tümör oluÅŸumunun ve büyümesinin arı sütü tarafından engellediÄŸini de belirtmektedirler.
KADIN erkek herkesin ortak problemlerinden biri yaş ilerledikçe saçların dökülmesi. Bunun en önemli nedenleri depresyon, hormonal dengesizlik, kullanılan ilaçlar, beslenme bozukluğu ve kalıtımsal faktörler. Doğru bakım ve ilaçlarla özellikle de doğanın sunduğu mineral ve vitamin desteği ile saç kaybını en aza indirmek mümkün.
Vitamin eksikliği saçları döker.
Yaş ilerledikçe saçların dökülme oranı da artar. Kadın erkek herkesin en büyük problemlerinden biri olan saç dökülmesini doğru bakım ve ilaçlarla önleyebilirsiniz
Normal olarak günde 50 ile 100 tel saç dökülür. Saç foliküllerinden değişik zamanlarda çıkan yeni saçlar, dökülen saçların yerini alır ve saç sıklığı sabit kalır. Böylece saç kaybı fark edilmez. Ancak kadınlarda menopozla birlikte, erkeklerde ise daha erken yaşlarda saç dökülmesi başlayabilir. Yaşamın orta yıllarında saç değişikliklerinde birçok faktör rol oynar:
* En önemlisi kalıtımla edinilen genler ve kıl köklerinde seyreden genetik programın rolüdür.
* Kıl köklerinin yenilenmesi ve yeni kıl oluşumu için gerekli olan vitamin ve eser minerallerin eksikliği etkenler arasındadır.
* Baş derisinin mantar enfeksiyonları saç dökülmesine neden olabilir.
* Ateroskleroz gibi damar hastalıklarına yol açan sağlık sorunlarında saç dökülmesi sıklıkla görülür.
* Saç dökülmesi ağır bir ha stalıktan ya da psişik travmadan aylarca sonra ortaya çıkabilir. Çünkü saç gelişme bozukluğunun, dökülme şeklinde kendisini göstermesi zaman alır. Hastalık iyileşince saç dökülmesi kendiliğinden geçer.
* Çoğu kez hormonal dengesizlik saç dökülmesinde önemli rol oynar. Kadınlarda baş derisinde östrojen azalması sonucu kıl köklerinde androjen (erkeklik hormonu) baskınlığı olur ve saç dökülmesi hızlanır. Erkeklerde ise saçlı deride reduktaz enziminde aşırılık varsa testosterondan normalin üstünde dihidro testosterona değişim olur ve bu da saç dökülmesine yol açar. Kadın ve erkekte saç kaybının en sık nedeni kıl köklerinin (saç folikülleri) erkek cinsiyet hormonu testosteron türevi dihidro testosterona kalıtımsal olarak aşırı duyarlılığıdır.
TeÅŸhis
Öncelikle saç dökülmesinin sınıflandırılması gerekir.
* Kalıtımla mı ilgilidir?
* Bir saçlı deri hastalığına mı bağlıdır?
* Beslenme bozukluÄŸu, vitamin ve mineral eksikliÄŸi mi etkendir?
* Hormonal dengesizlik sonucu mudur?
* Kullanılan ilaçlara mı (kolesterol düşürücü ilaçlar, depresyon ilaçları, tansiyon düşürücü ilaçlar, mide ülseri ilaçları vb.) bağlıdır?
Nedeni klinik muayene ve kan testleriyle saptanmalıdır. Saçın incelmesi sonucunda hacmindeki azalma, hormona bağlı genetik saç dökülmesidir ve daha ciddidir. Hızlı dökülmeler sonradan yerine gelebilir.
Tedavi
Kadınlarda yaygın saç dökülmesi çene, üst dudak, memeler ve üst bacakta artmış kıllanma ile birlikte ise genellikle androjen hormonlarında östrojene oranla bir artış vardır. Bu artış kan testi ile saptanır. Ancak hormonal dengesizlik her zaman belirlenebilir boyutlarda olmayabilir ve test ile fark edilmez. Bu durumda androjen oluşumu, orijinine (yumurtalık ve böbrek üstü bezi hastalıkları) yönelik tedavi ile frenlenir.
Ya da hücrelerdeki androjen reseptörleri (algılayıcılar) sentetik bir steroid olan siproteron asetat (androcur, diane) ile bloke edilerek androjenlerin etkisi önlenir. Siproteron asetatın losyon biçiminde doğrudan saç derisine uygulanması mümkündür (CPA Lotion). Bozulmuş olan androjen-östrojen dengesi de östrojen replasmanı (yerine koyma) ile düzene sokulabilir. İleri derecede tiroid hormonu azlığında saç dökülmesi östrojen yetersizliğine benzer.
Ama çoğu zaman kaşların dış kısmında, koltuk altında ve pubisteki (kasıktaki) kılların dökülmesiyle birliktedir. Tedavi tiroid hormonu verilerek yapılır. Östrojen içeren saç losyonu (El-cranell) yalnız başına ya da progesteron losyonuyla birlikte ve minoxidil etkin maddeli regaine, diğer alternatiflerdir. İltihabi durumlarda kortizon ve östrojen kombinasyonu losyonun (alpicort-f) sınırlı bir süre kullanılması yararlı olur. Erkeklerde yaygın saç dökülmesinde düzenli östrojenli saç losyonu kullanılması yararlı olur.
Minoksidil de olguların bir kısmında başarılıdır. Ancak mucize beklenmemelidir. Erkeklerde giderek artan saç dökülmesi ve başın çıplaklaşmaya başladığı olgularda finasterid (propecia) denenmelidir. Prostat büyümelerinde kullanılan bu ilaç saçlı deride 5-alfa reduktaz enzimini kısıtlayarak, testosterondan saç dökülmesini koruyan dihidro testosteronun oluşumunu azaltır. Ancak başarının devamı için ilacın yaşam boyu her gün kullanılması gerekir.
Doğanın bize sunduğu kabak çekirdeği, dikenli palmiye meyveleri özü (saw palmetto) gibi bazı maddeler 5-alfa reduktaz enzimini durdurarak ya da DHT (Dihidro Testosteron)un saç folikülleri tarafından alımını azaltarak saç kaybını yavaşlatır ve saçın tekrar çıkmasını sağlar. Günde 100 ile 200 miligram saw palmetto alınır. Saw palmetto ile birlikte günde 1 ile 2 kez birer kapsül pygeum ve nettle (ısırgan otu) almak etkin bir kombinasyondur.
Çinko mineralinin 5-alfa reduktazı durdurucu ve DHT”un saç folikülü hücrelerine baÄŸlanmalarını önleyici etkisi vardır. Zinc picolinat günde 15 ile 30 miligram kullanılır. Genetik saç dökülmesinde çok sayıda bitkisel maddeyi (ginseng ve diÄŸerleri) içeren TONİKUM 101 yararlıdır. Keten tohumu yağı (flax seed oil) kapsüllerinden günde 2 kez 1 kapsül alınması da yararlı bir önlemdir.
Elbette gür ve sağlıklı saçlara sahip olmak güzel bir şey. Ama bir gün gelir, istemeden o güzelim saçlarınıza veda etmek zorunda kalırsanız paniklemeyin. Çünkü günümüz yöntemleriyle tekrar eskisi gibi güzel saçlara kavuşmak mümkün.
Kadınların yüzde 40”ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50′’si yaÅŸamlarının bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyor. Aslında saç dökülmesinin çeÅŸitli sebepleri bulunuyor. Ancak bunları genel olarak iki grupta toplamak mümkün. Birincisi; dış çevreyle, ikincisi ise; insanın yapısıyla ilgili. Kalıtsal faktörler, hormon bozuklukluÄŸu, saÄŸlıksız beslenme nedeniyle vücutta ihtiyacı olan maddelerin eksikliÄŸi ya da fazlalığı iç etkenler arasında sıralanabilir. Mevsimsel ÅŸartlar, hava kirliliÄŸi, uygunsuz saç bakımı, stres gibi faktörler de dış ÅŸartlar grubuna dahil edilebilir.
Uzmanlar, 40 - 50 yaÅŸları arasında her 10 erkekten 4”ünde belirgin bir saç kaybı bulunduÄŸunu, yaÅŸ ve genetik özellikler sonucu ortaya çıkan (androgenetik) saç dökülmesinin 10, 20 ya da 30”lu yaÅŸlarda da baÅŸlayabildiÄŸini belirtiyor. Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı ÅŸekillerde ortaya çıkabileceÄŸini belirten uzmanlar, erkeklerde alın köşeleri ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını anlatıyor.
Erkeklerde: Saç dökülmesi daha çok hormonal sorunlardan kaynaklanıyor. Çok daha hızlı seyrettiği için tedavide çabuk davranmak önemli. Çünkü saç dökülmesine sebep olan enzimler, normalde 3 - 4 yıl olan saçın yaşam süresini 1 - 2 yıla indiriyor. Bu yüzden yeni saçların oluşum süreleri kısalıyor ve onlar da sağlıklı olmuyor. Bu sürecin sonucunda saç dokusu giderek güçsüzleşiyor ve sonunda ölüyor. Erkeklerde saç dökülmelerini önlemek için lokal tedaviler, uygun vitaminler ve ek olarak stresi azaltacak ilaçlar tercih ediliyor, hormon tedavisi ise özel durumlar dışında önerilmiyor.
Kadınlarda: Kadınlardaki erkek tipi saç dökülmesi çoğunlukla 18 - 44 yaşları arasında görülüyor. Dökülmeyi başlatan nedenin temelinde genellikle büyük bir stres ya da gerginlik yatıyor. İlk belirtileri; saçların güçsüzleşmesi, incelmesi ve tepeden yavaş yavaş başlayan dökülmelerdir. Ancak kadınlarda erkeklerdeki gibi tam bir kellik çok nadir görülür. Saç dökülmesinin yanı sıra deride yağ bezlerinin çalışmasını bozan bir hastalık oluşabilir. Bu durumda bir hormon ölçümü yaptırmak gerekir.
Saç dökülmesinden kaynaklanan hafif kelliklerde, cerrahi yöntemlerle saç nakli yapılabiliyor. Uzman kişi, ameliyatı yaptırmak isteyen kişiye önceden geçirilen hastalıklar, yaşam koşulları, aile hikayesi gibi kişisel bilgilerden oluşan çeşitli sorular soruyor. Ardından saç derisi muayene edilerek, ameliyatın yapılıp yapılmayacağına karar veriliyor.
Ameliyat lokal anestezi altında uygulanıyor. Ameliyat esnasında ense bölge sinden bir şerit halinde, üzerinde çok sayıda saç kökü bulunan ince bir kesit alınıyor ve saçın olmadığı bölgelere mikrocerrahi uygulamayla dağıtılarak ekiliyor. İşlem kolay uygulanıyor ve acı vermiyor. Şeridin alındığı yer sonra cerrahi yöntemle kapatılıyor. Fakat ekilebilen saç miktarı kısıtlı olduğundan, eğer kellik fazlaysa, birden fazla ameliyat gerekebiliyor. Burada amaç, saçlara herhangi bir sunilik olmadan, gür bir görüntü kazandırmak.
Ameliyattan sonra ilk bir ay içinde, ekilen saçlar dökülüyor. Ancak ortalama 3 ay gibi bir süre sonra saç köklerinden yeni ve kalıcı saçlar çıkmaya başlıyor. Bunlar da, normal saçlar gibi ayda ortalama 1 cm uzuyor. Bu saçlar da ömür boyu kalıyor. Ekilen saçların bakımı veya kesimi, normal saçlardan farklı olmuyor.
Saç nakli her yaşta uygulanabiliyor. Ancak ameliyat yoluyla uygulanan saç nakli, şeker hastalığı, diyaliz gerektiren böbrek rahatsızlığı, karaciğer ya da ağır kalp hastalığı olan kişilere uygulanmıyor. Bunların dışında herhangi bir kısıtlama bulunmuyor.
Ameliyat olmak istemeyenler, protez saçı tercih edebilir. Protez uygulamasına başlamadan önce, uygulamanın yapılacağı bölge inceleniyor ve saçların dökülme riskinin devam ettiği yerler de gözden geçiriliyor. Ardından başın kalıbı ve saçtan örnekler alınıyor. Bunlar, yurtdışına protezin hazırlanacağı merkeze gönderiliyor. Burada suni, hava ve suyu geçiren, gözenekleri olan ikinci bir deri hazırlanıyor. Saç bankalarından temin edilen numune saçlar, hazırlanan bu deriye saçların çıkış yönüne göre tek tek ekiliyor.
Sorunlu bölgeyi tamamen kamufle edecek özelliklere sahip olan bu protez, özel odalarda ve ortalama 2 saat süren işlemle uygulanıyor. Protezin deriye yerleştirilmesi özel bir yapışkanla veya mikro tüplerle gerçekleşiyor. Ardından kişinin istediği modele göre saç kesimi yapılıyor ve saçlar şekillendiriliyor. Protezin altındaki saçlar, hava ve suyu geçirdiği için canlılığını kaybetmiyor. Bir tek seansla istenilen gürlükte saçlara sahip olunabiliyor.
Saç protezi yaptırdıktan sonra kişi herhangi bir hareket kısıtlamasıyla karşılaşmıyor. Yani banyo yapabiliyor, saçını tarayabiliyor ya da denize girebiliyor. Protez saçları diğer saçlardan ayırt etmek mümkün olmuyor.
Protezin yerleştirildiği bölgedeki saçlar düzenli olarak kesilmezse, bir potluk görüntüsü oluşabiliyor. Bu nedenle mutlaka kuaför bakımı yapılması gerekiyor. Bu bakım protezin uygulandığı merkezde yapılmalı. Çünkü protezin çıkarılıp tekrar yerleştirilmesi gerekiyor. Ardından saçlara bakım uygulanıyor. Normal saça yapılan tüm bakım ve uygulamalar protez saça da yapılabiliyor. Ancak tercih edilen malzemelerin iyi olması gerekiyor.
Doğal yöntemlerle saçlarınızı canlandırın
3- Yarım kahve fincanı soya yağı, iki çorba kaşığı badem yağı, bir çay kaşığı deniz tuzu ve bir tatlı kaşığı elma sirkesini benmari usulü ısıtın. Karışımı saç diplerine boya sürer gibi sürün ve masaj yapın. Ardından streç filmle sarıp iki saat kadar bekletin.
• Saç derinize ve saçlarınıza hindistancevizi sütü veya aloe vera jeliyle masaj yapın. Bunu başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, ılık suyla durulayın. Haftada 3 kez tekrarlayın.
• Saç derinize ve saçlarınıza bal ve yumurtanın sarısıyla masaj yapın. Başınızda yarım saat kadar tuttuktan sonra, durulayın.
• 2-3 hafta boyunca, her öğünde bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi karıştırarak için.
Saçlarınızı beslemek için elma sirkesi ve adaçayını karıştırarak, saçınızı bu karışımla durulayın.
• Sıcak zeytinyağı, bal ve 1 çay kaşığı toz halinde tarçını karıştırıp macun haline getirdikten sonra, banyodan önce 15 dakika boyunca uygulayın.
• Saçların azaldığı kısımları kızarana dek soğanla ovun, ardından da bal sürün.
• Eşit miktarda ılık keneotu ve badem yağını karıştırıp, haftada bir saç derinize masaj yapın.
• Misket limonu çekirdekleri ile kara biber tohumlarını bira suyun içinde eşit sayıda öğütün ve düzenli olarak saç deriniz üzerine uygulayın.
• 1 fincan hardal yağını 4 çorba kaşığı kına yaprağı ile kaynatın. Süzdükten sonra kalan sıvıyı bir şişeye doldurun ve saç derinize düzenli olarak
150 Gr.Sığır İliği
100 Gr.Hindistan cevizi içi
Yapılışı :
Kemik iliğini haşlayın
içine öğütülmüş hindistan cevizini karıştırın
Ilık ılık saç diplerinize yedirerek sürün
Haftada 1 kez
Yağlı Saçlar İçin :
Bir tutam biberiye ve bir tutam kekiği 250 gram kaynar suda çay gibi demleyip, süzün.
Sıvıyı temiz saç diplerine sürün.
Dökülen Saçlar İçin :
BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.
Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.
Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.
Saç Diplerinde Kaşıntı İçin-1
1 Adet yumurta sarısı
1 çorba kaşığı Alkol
1 çorba kaşığı Hint Yağı
1 çay kaşığı tuz
Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp, saç diplerine sürün. İki saat beklettikten sonra saçınızı durulayın.
Saç Diplerinde Kaşıntı İçin-2
Beş adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. sonra durulayın.
BUĞDAY çimini ezip, suyunu çıkarın. Bu suya zeytinyağı ekleyip, saç diplerinize sürün. Böylece saçınızın kuvvetli çıkmasını sağlamış olursunuz.
Eşit orandan servi, biberiye, ardıç, zeytinyağını (saçta boya varsa bir yumurta sarısı da) ekleyin. Karışımı saçınıza sürün.
Saçınız dökülüyorsa 20 gram çörek otunu öğütüp, 20 gram susam yağı ve 10 defne yağı ile karıştırın. Saçınıza sürüp, bir havluyla sararak iki saat bekletin.
Ağaran Saçlar İçin
Taze cevizin dış kabuklarını az suyla haşlayın, içine ısıtılmış yarım kahve fincabı zeytin yağı ve bir tatlı kaşığı kuru maya katın 2 saat saçınızda bekletin.
Zayıf Saçlar İçin
2 Yumurta sarısını çıprtıktan sonra 1 çorba kaşığı zeytin yağı, 1 tatlı kaşığı gliserin, 2 çorba kaşığı elma sirkesi ile karıştırın saçınız ıslakken bu karışımı uygulayın, 20 dk. beklettikten sonra durulayın.
Dökülen Saçlar İçin-1
Saçlar sıkıntıdan dökülebilir, bu yüzden stressten uzak durun, eğer saçlarınız aşırı dökülüyorsa doktora görünmelisiniz.
1 Su bardağı zeytinyağı, 1 tutam dere otu, 1 sap tarçın çubuğu ve biberiye yağını benmari usulü 5 dakika kaynatın. 15 dk. demlendikten sonra karışımı süzüp içerisine 1 tatlı kaşığı kuru maya karıştırın. Karışımı saçınıza sürüp 2 saat bekletin.
Saç Bakımı
Eşit miktarda ki susam yağı, ceviz yağı ve çörek otu karışımına birer kapsül E-B vitamini kırın, sonra da bir kapak
çamterebentin ekleyin. Elde ettiğiniz karışımı saç diplerine sürün ve saçınızı streç filmle sararak iki saat bekleyin. Sürenin sonunda da saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.